İlişki başlangıcında alınan zor ve cesur bir karar bu. İkisi de ilişkinin nasıl devam edeceğini düşünüyordu. Daha o tarihlerde farkına varmadıkları bir şey vardı, birbirlerini sevmişlerdi ve seviyorlardı.
Sevgi bu, dağları, yolları, engelleri dinlemez, sevgi varsa mesafelerin önemi yoktur. ... ve olmadı. Ayşegül'ün Milano macerası onların ilişkilerini geliştirdi. Ayşegül geldi, Burak gitti, uzaklığın bir önemi kalmadı. Güzel zaman geçirdiler, bu ayrılığı fırsat yaptılar, gezdiler, uzaklığı dinlemediler, sevgilerinin büyümesine, gelişmesine izin verdiler.
Bugün sözleniyorlar, Aralık'ta ise düğün var. Yeni bir hayat başlıyor...
Bir anne için çok özel anlar bunlar. Çocuğun ilk rahme düştüğünü anladığımız an, çocuğumuzu ilk kez kucağımıza aldığımız an ve çocuğumuzu kendi hayatına uğurladığımız an. Hepsinin ayrı bir anlamı var bizim için. Aslında kucağımza aldığımız ilk andan, bugüne kadar onu bunun için hazırladık. Kızımın, kendine uygun bir eşi olduğu için seviniyorum. Geçtiğmiz dört yılda sevgilerini nasıl besledilerse, hayatları boyunca beslemeye devam etsinler. Hayatı hep el ele yürüsünler, birbirlerinin sıcaklığını, yakınlığını hissederek, sevgiyle, çok büyük sevgiyle....



Burçincim bu gün tesadüfen rastladım bloguna, Kızına yeni hayatının başlagıcında mutluluklar diliyorum, sevgileri beslenerek her geçen gün büyüsün ve taçlansın,umutları hayalleri gerçeğe dönüşsün, sevgiler
YanıtlaSil