2 Aralık 2010 Perşembe

Eller sunuyor

Elleri seviyorum. En az gözler kadar ifade ve duygu yüklü oluyorlar.
Elleri okumaya ve anlamaya çalışıyorum. Yorgun eller var, çok çalışan eller var, zarif eller var. Dokunan, seven eller ise en çok sevdiklerim.

Tornada çanak çekerek başladığım seramik yolculuğumun nasıl heykel yapmaya dönüştüğünü anlatmıştım. Torna çekmeyi özlüyorum, çanak yapmayı da istiyorum. Mevcut olanaklar ile nasıl çanak yapabilirim. Elle çubuk yaparak çanak yapma teknikleri var. Bazen böyle de çanak yapmayı deniyorum. Bir başka sefer, elde çanak yapmanın yöntemini ve zorluklarını  anlatırım. Tornada belli bir disiplin ile çanağı çekiyorsun, elle yaparken ise daha da dengeli olmak gerekiyor, çünkü çamur dediğin şekilden şekle giriyor. Bunu yaparken zorlandığım için, başka bir yöntem geliştirmeye çalıştım.

Dediğim gibi elleri seviyorum, elleri kullanarak, el figürü kullanarak nasıl çanak yapabilrim diye düşünmeye koyuldum. Bir yandan da elle çanak yapak üzere çubuklar hazırlıyorum. Çubuklara bir baktım ki, bunlardan parmaklar yapabilirim. Parmakları, kenetlenircesine birleştirir, böylece iç içe geçmiş ellerden oluşan bir çanak oluşturabilirim. ... ve başladım yapmaya. Düşünsenize bir sürü el birbirine tutunuyor, parmaklar kenetleniyor.  Bu duygu ile başladım parmakları birbirine dokundurmaya, dolandırmaya, onlardan bir sepet örmeye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder